Bizimle iletişime geçin

Ailesi ve Arkadaşları

Atatürk’ün Arkadaşları

Yayınlama

-

Klavyenizdeki ← → (ok) tuşlarını kullanabilirsiniz

Milli mücadele kararlarından yönetim şeklinin değiştirilmesine, ülkenin tüm sorunlarından yaşanan tüm gelişimlere kadar Atatürk’e yoldaşlık eden pek çok insan olmuştur. Atatürk’ün daima birlikte çalıştığı birçok yakın arkadaşı bulunmaktadır.

Atatürk’ün yakın çalışma arkadaşları dendiğinde başta İsmet İnönüakıllara gelmektedir. Ali Fuat Cebesoy, Celal Bayar, Cevat Abbas Gürer, Fevzi Çakmak, Kazım Karabekir, yaveri Salih Bozok, Fethi Ali Okyar, Rauf Orbay ve Mehmet Kazım Dirik gibi isimler de Atatürk’ün yakın arkadaşlarındandır. Aynı zamanda bu isimlerin birçoğu ile silah arkadaşıdır.

Milli mücadele dönemlerinden diğer en karanlık zamanlara kadar her zorlukta kendisine destek olmuşlardır. Kongreler, toplantılar, alınan kararlar, yaşanan tartışmalar ve devrimler gerçekleşirken de bu isimler ona yardımcı olmuştur. Atatürk, bir karar alırken mutlaka her yakın arkadaşının da fikrini alır ve değerlendirirdi. Cumhuriyeti arkadaşları ile birlikte kurmuştur.

Atatürk’ün yakın çalışma arkadaşları, onun hastalığı ve diğer zor dönemlerinde de her zaman yardımcı olmuştur. Ülke ve ordu yönetiminde de ona fikirlerini her zaman sunmuşlardır.

Klavyenizdeki ← → (ok) tuşlarını kullanabilirsiniz

Okumaya Devam Et
Reklam
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ailesi ve Arkadaşları

Atatürk’ün manevi kızları

Yayınlama

-

Yazan:

Önceki
Klavyenizdeki ← → (ok) tuşlarını kullanabilirsiniz

İhsan, Ömer, Afife, Abdurrahim, Zehra’yı (Zühre) Cumhuriyet öncesi; Sabiha, Afet, Rukiye, Nebile, Ülkü ve Sığırtmaç Mustafa’yı Cumhuriyet’ten sonra manevi evlatları olarak kabul etmişti.

Mustafa Kemal, 1893’te, henüz 12 yaşındayken babasını kaybetti. Yetim olarak büyüdü. Bunun da etkisiyle çocukları çok sever, kimsesiz çocuklara sahip çıkar, onların eğitimi ile yakından ilgilenirdi. İhsan, Ömer, Abdurrahim, Zehra, Sabiha, Afet, Rukiye, Nebile, Ülkü ve Sığırtmaç Mustafa adındaki çocukları manevi evladı olarak yetiştirmiş, sahiplenmişti. Afet’i bilimsel çalışmalara yönlendirmişti. Onun bir bilim kadını olmasını sağlamıştı. Sabiha (Gökçen) bir savaş pilotu olmuştu.

Atatürk vefatından önce bir vasiyetname düzenlemişti. Bu vasiyetnamede, bütün manevi çocuklarına İş Bankası’ndaki payının yıllık gelirinden her ay belirli miktarda para ödenmesini istedi. Buna göre her ay, Afet İnan’a 800, Sabiha Gökçen’e 600, Ülkü’ye (Adatepe) 200, Rukiye ve Nebile’ye de 100’er lira ödenecekti. Sabiha Hanım’a bir ev alınması için de gereken para verilecekti.

Önceki
Klavyenizdeki ← → (ok) tuşlarını kullanabilirsiniz

Okumaya Devam Et

Ailesi ve Arkadaşları

Atatürk’ün Kardeşleri

Yayınlama

-

Yazan:

Klavyenizdeki ← → (ok) tuşlarını kullanabilirsiniz

Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün kaç kardeşi olduğu bir çok kişi tarafından yanlış biliniyor. Atatürk’ün tek kardeşi Makbule Hanım değildi. Mustafa Kemal Atatürk’ün, Makbule Hanım dışında 4 kardeşi daha, yani toplam da 5 kardeşi vardı. İşte Atatürk’ün kardeşleri ve onlar hakkında bilgi…

Atatürk’ün büyük kız kardeşi; Ablası Fatma

Ali Rıza ve Zübeyde çiftinin ilk çocukları Fatma idi. Fatma’nın doğum ve vefat tarihi konusunda net bir yıl verilememektedir. Doğumu 1871 yada 1872 olarak belirtilmektedir. Vefatı konusunda ise eldeki bilgiler ışığında çiftin üçüncü çocuğu yani Ömer’in doğduğu yıl olarak bilinmektedir.

Atatürk’ün büyük erkek kardeşi; Ağabeyi Ahmet

1874 yılında doğduğu tahmin edilmekte ve Çayağzı’ndan veya Papaz Köprüsü’nden ayrılmadan önce dönemin ölümcül ve salgın hastalıklarından birisi olan ve kuşpalazı olarak bilinen Difteri hastalığı nedeniyle vefat etmiştir. Ancak net bir tarih verilememekte ve 9 yaşına kadar yaşamış olduğu söylensede eldeki kronolojik bilgiler ışığında yanlış olduğu görülmektedir.

Atatürk’ün büyük erkek kardeşi; Ağabeyi Ömer

Ömer’de 1875 yılında dünyaya geldiği tahmin edilmektedir. O’nun da yaşamı ablası ve Ağabeyi gibi kısa sürecek ve hayata daha çocuk yaşlarında veda edecekti. Abisi Ahmet gibi O’nunda ölüm nedeninin difteri olduğu sanılmaktadır. O dönem ki sağlık koşullarının yanı sıra ailenin yaşamını sürdürdüğü yer olan Çayağzı bölgesi o zaman ki sıradan yerleşim yerleriyle dahi kıyaslanamayacak derecede kötü şartlara sahipti.

Gerek yiyecek gerek sağlık ihtiyacı gibi ihtiyaçların şehre inerek karşılanabiliyor olması, bölgenin iklimsel ve coğrafi yapısı yaşamayı yetişkin insanlar için yaşanmaz hale getirirken çocukların vefatı bir bir gerçekleşiyordu. Sonunda Ömer’de hayata veda edecek ve Hakkın Rahmetine nail olacaktı. Ömer’inde vefatı hususunda kesin bir kanı söz konusu değildir ancak yine eldeki kronolojik bilgiler neticesinde Ömer’inde Çayağzı’nda vefat ettiği sanılmaktadır.

Atatürk’ün küçük kız kardeşi; Makbule

Makbule, Mustafa’dan sonra doğduğu bilinmekte ve doğum tarihi olarakta 1885 yılı gösterilmektedir. Mustafa’nın sonradan dünyaya gelecek ve vefat edecek kız kardeşi Naciye ile birlikte iki kız kardeşinden birisidir. Makbule’de Mustafa gibi ailenin Selanik’teki Islahane semtinin Ahmet Subaşı Mahallesinde bulunan üç katlı evinde doğduğu bilinmektedir. Makbule hanım saf bir kişiliğe sahipti.

Mustafa Kemal (Atatürk), sonraki yıllarda bu saflığının neticesinde Makbule’nin olaylara verdiği tepkileri sık sık dile getirerek tebessüm içerisinde keyifli bir şekilde dile getirirdi. Babası Ali Rıza’nın vefat etmesi, annesi Zübeyde’nin Ragıp Bey ile evlenip bir müddet beraber yaşadıktan sonra 1913 yılında Birinci Balkan Savaşı patlak verir ve Balkan toprakları Osmanlı Devleti’nin elinden düşer bunun üzerine annesi Zübeyde ile beraber İstanbul’a taşınırlar.

İstanbul’da Beşiktaş Akaretler’de bir eve yerleştiler. Cumhuriyet’in ilanı edilmesinin hemen ardından yine Annesiyle birlikte Ankara’ya gittiler ve Ağabeyi Mustafa Kemal (Atatürk) ile birlikte Çankaya Köşkünde ikamet ettiler. Burada bir müddet kaldıktan sonra Zübeyde hanım rahatsızlandı ve tedavisi için İzmir’e gitti. Daha sonra kendisi için Çankaya Köşkü Arazisi üzerine Camlı Köşk inşa edildi ve bir süre orada kaldı. Bu sırada Soyadı Kanunu çıkarılmış ve Makbule Hanım “ATADAN” soyadını almıştır.

Sonraki dönemde Makbule Atadan, Mustafa Kemal (Atatürk)’in isteği üzerine Fetih Okyar’ın kurduğu Serbest Cumhuriyet Fıkrası’na(Partisi) girdi. Parti bir müddet sonra kapatılınca Makbule Atadan siyasetten çekildi. Partideki görevi sırasında Milletvekili Mecdi Boysan ile tanışan Makbule 1935 yılında Mecdi Bey ile evlendi. Mustafa Kemal (Atatürk)’in hayatı hakkında bilgi için kendisine başvurulan biriside olan Makbule Atadan, 18 Ocak 1956 yılında 71 yaşında hayata gözlerini yumarak bu dünyadan ayrılacaktır.

Atatürk’ün küçük kız kardeşi, Naciye

Kesin bir tarih söz konusu olmamakla beraber kronolojik sıralama ve Makbule Atadan’ın görüşleri neticesinde, Naciye’nin doğum tarihi 1893 olarak bilinmektedir. Makbule Atadan’ın anlattıklarına göre; babası Ali Rıza Efendi’nin vefat ettiği gün dadısının Naciye’yi yere düşürmesiyle ayağı kırılıyordu. Naciye yaşına rağmen uzun boylu, iri yapılı ve güzel bir kızdı. Fakat Naciye’de daha 10 yaşında bir çocuk iken vefat edecekti.

Klavyenizdeki ← → (ok) tuşlarını kullanabilirsiniz

Okumaya Devam Et

Ailesi ve Arkadaşları

Atatürk’ün Ailesi

Yayınlama

-

Yazan:

Sonraki
Klavyenizdeki ← → (ok) tuşlarını kullanabilirsiniz

Mustafa Kemal ATATÜRK, 1881 (Rumî 1296) yılında Selanik’te Koca Kasım Paşa Mahallesi Muhtar Sokak No:38’de bulunan ve bugün müze olan üç katlı bir evde dünyaya gelmiştir. Babası o sırada kereste ticareti yapan Ali Rıza Efendi, annesi Zübeyde Hanım’dır. Baba tarafından dedesi, ilkokul öğretmeni olan Kızıl Hafız Ahmet Efendi; anne tarafından dedesi ise Sofuzade (Sofizade) Feyzullah Efendi’dir.

Mustafa Kemal ATATÜRK’ün hem baba hem de anne tarafından soyu “evladı fatihan” yani Rumeli’nin fethinden sonra buraların Türkleştirilmesi için Anadolu’dan (Konya/Karaman bölgesinden) göçürülüp, iskân edilen Türk boylarındandır.

Baba soyu, günümüzde Makedonya Cumhuriyeti sınırları içinde yer alan Manastır vilayetinin Debrei Bala sancağına bağlı Kocacık köyüne yerleşmiştir. Ali Rıza Efendi’nin babası Kızıl Hafız Ahmet Efendi ile onun kardeşi Kızıl Hafız Mehmet Emin Efendi 1800’lü yılların başında o dönemde yine bir Türk toprağı olan Selanik’e göç etmişlerdir. Ali Rıza Efendi 1841 yılında Selanik’te dünyaya gelmiştir. Selanik’te Abdi Hafız Mektebinde okumuş, Vakıflar İdaresine kâtip olarak girmiş, “gümrük memurluğu” görevlerinde bulunmuş ve son olarak ticaretle meşgul olmuştur.

Mustafa Kemal ATATÜRK’ün anne soyu da, Fatih Sultan Mehmet döneminde Konya-Karaman civarından Rumeli’ye göçürülüp, iskân edilmiş olan Türk boylarındandır. Bu sebeple aileye “Konyarlar” da denilmektedir. Tamamen Türk olan Vodina sancağına bağlı Sarıgöl nahiyesine yerleşen aile; sonradan Selanik yakınlarındaki Lankaza’ya geçmiştir.

1841 doğumlu Ali Rıza Efendi, 1857 doğumlu Zübeyde Hanım ile 1870 veya 1871’de evlenmiştir. Altı çocukları olmuştur: Fatma (1871/1872-1875), Ahmet (1874-1883), Ömer (1875-1883), Mustafa (Kemal ATATÜRK) (1881-1938), Makbule (Boysan Atadan) (1885-1956) ve Naciye (1886-1901?). Kardeşlerinden Fatma dört, Ahmet dokuz, Ömer sekiz yaşlarında, o senelerde Rumeli’yi kasıp kavuran salgın kuşpalazı (difteri) hastalığından çocuk yaşlarında vefat etmişlerdir. En küçükleri olan Naciye’nin ise Mustafa Kemal Mekteb-i Harbiyede öğrenci iken vefat ettiği düşünülmektedir. ATATÜRK, Selanik Askerî Rüştiyesinden itibaren hayatı boyunca dostlukları ve arkadaşlıkları devam etmiş olan Fuat Bulca’ya bir gün şöyle demişti: “Kardeşlerim arasında en sevdiğim Naciye’ydi. Çocuk yaşının üstünde hisli, duygulu ve öğrenmeye meraklıydı. Ben Harbiyeye giderken kitaplarımı istemişti. Annemden onu okutmasını istemiştim. Ne ablam Fatma’yı ne ağabeylerim Ahmet ve Ömer’i hatırlıyorum. Son ikisi aynı yıl, 1883’te ben iki yaşında iken ölmüşler. Naciye, annem gibi sarışın, mavi gözlü, duru beyaz tenli idi.”

Mustafa Kemal, 1886 yılında altı yaşına girdiğinde ilkokul çağına gelmiştir. Babasının istememesine rağmen, Zübeyde Hanım’ın ısrarları üzerine önce Koca Kasım Mahallesi’ndeki Mahalle Mektebine törenle giren Mustafa, kısa bir süre sonra; Selanik’in şöhretli öğretmenlerinden ve eğitimcilerinden Şemsi Efendi’nin yeni metotlarla elifba öğretimi yaptığı özel okula yazdırılmış ve esas öğrenimine burada başlamıştır. Mustafa okuyup yazmayı burada öğrenmiş, babasının ölümüne kadar bu okulun sınıflarını düzenli olarak takip etmiştir.

Ticari faaliyetleri iyi gitmeyen Ali Rıza Efendi, bu olaydan çok etkilenmiş ve hastalığa yakalanarak 23 Mayıs 1886 tarihinde Selanik’te vefat etmiştir. Üç çocukla dul kalan Zübeyde Hanım, kardeşi Hüseyin Ağa’nın yönettiği Lankaza’daki Çalı (Rapla) Çiftliği’ne gitmiştir. Bu durum Mustafa’nın öğrenim hayatına bir süre ara vermesine neden olmuştur. Öğrenmek ve yetişmek imkânlarından mahrumiyetin verdiği huzursuzlukla âdeta bunaldığı görülen bu kabiliyetli ve yaratıcı çocuğu, annesi nihayet okula devam etmek üzere Selanik’teki teyzesinin yanına yollamak zorunluluğu duymuştur. Altı ay kadar süren çiftlik hayatından sonra Selanik’e gelen Mustafa Mülkiye Rüştiyesine (ortaokulu) başlamıştır.

KAYNAKLAR

  • ATADAN, Makbule; Ağabeyim Mustafa Kemal, (Yay.Haz.:Şemsi Belli) Ayyıldız Yayınları, İstanbul, 1959.
  • AYDEMİR, Şevket Süreyya, Tek Adam Mustafa Kemal’in Hayatı, 1881-1919, Remzi Kitabevi, İstanbul, 1969.
  • BAYUR, Yusuf Hikmet; ATATÜRK’ün Hayatı ve Eseri: Doğumundan Samsun’a Çıkışına Kadar, ATATÜRK Araştırma Merkezi, Ankara, 1990.
  • DİMİTRİADİS, Vasilis; Bir Evin Hikayesi (Çev.Gülsün AKSOY-AİVALİ), TTK Yay., Ankara, 2016.
  • EROĞLU, Hamza; ATATÜRK’ün Hayatı, Kültür Bakanlığı Yayınları, Ankara, 1986.
  • GÜLER, Ali; Bir Dâhinin Hayatı: ATATÜRK’ün Soyu, Ailesi, Öğrenim Hayatı (1881-1905), Toplumsal Dönüşüm Yayınları, İstanbul, 2000.
  • ÖZ, Mehmet Ali; Osmanlı Arşiv Belgelerine Göre ATATÜRK’ün Ailesi, Asi Kitap Yay.,2017.
  • ŞAPOLYO, Enver Behnan, Kemal ATATÜRK ve Millî Mücadele Tarihi, Rafet Zaimler Yayınevi, İstanbul, 1958.
  • TURAN, Şerafettin; Kendine Özgü Bir Yaşam ve Kişilik Mustafa Kemal ATATÜRK, Bilgi Yayınları, Ankara, 2004.
  • UNAT, Faik Reşit; ATATÜRK ve Ailesi, Efradı ve Kendisine Karabet Dereceleri, V.TT Kongresi, Ankara, 12-17 Nisan 1956.
Sonraki
Klavyenizdeki ← → (ok) tuşlarını kullanabilirsiniz

Okumaya Devam Et

Popüler